Ramazan'da "ben" olmayı bırakıp "biz" olmak

Tüm Müslüman aleminin heyecanla beklediği mübarek Ramazan ayı ile şereflenmiş bulunuyoruz. Bu mübarek ayda oruç tutarak Rabbimizin Kuran’da farz kıldığı bir ibadeti yerine getireceğiz. Her günü bir bayram olan, ruhlara şifa ve ferahlık veren Ramazan ayı Allah’ın rızasını kazanmak için mühim bir vesile...

Ramazanların bu manevi yönü her akşam dost ve aile meclislerinde sevdiklerimizle birlikte yaptığımız iftarlarla güçlenir. Neşeyle hazırlanan sofralar çeşitli nimetlerle donatılır ve sağlık, mutluluk, huzur dualarıyla oruçlar açılır....

Bizler sevdiklerimizle birlikte Ramazan ayını huzur içinde, Allah’ın bahşettiği nimetlerle geçirirken unutmamamız gereken bir gerçek var: Suriye’de, Doğu Türkistan’da, Afganistan’da, Çad’da, Kerkük’te, Keşmir’de ve Arakan’da orucunu açmak için yiyecek bulamayan, baskı, zulüm ve işkence altında acı  çeken kardeşlerimizin varlığı.

Bu yüzden sahip olduğumuz tüm güzellikler için Allah’a şükrederken ve daha fazlasını isterken, mümin kardeşlerimizi de unutmamak gerekir. Kuran ahlakı bize tüm nimet ve güzellikleri, yine “en fazlasıyla” kardeşlerimiz için de istemeyi ve onlar için de dua etmeyi öğretir.

Allah, samimi bir ruh hali içinde yapılan dualara mutlaka karşılık verir. İnsanı sadece bir su damlasından yaratan, yeryüzünü yoktan var eden Allah için, herhangi bir kişinin duasına karşılık vermek çok kolaydır. Yapılması gereken tek şey inançla, sabırla, samimiyetle ve Allah’a güvenerek, Allah’tan istemektir.

Dinimizin temeli olan birlik, kardeşlik, sevgi, ince düşünce ve saygı ruhunu yansıtan en güzel dönemlerden biri Ramazanlardır. Ramazan’da da hemen herkes, farkında olmasa da “ben” olmayı bırakıp “biz” olmak için çalışır. Kurulan iftar sofraları, camilerde yapılan toplantılar, yardımlaşmalar hep bu biz olmanın güzelliğidir. Allah için toplu olarak yapılan oruç ibadetinin hem manevi hem de maddi yönden şaşırtıcı bir bereketi de vardır. Bu mübarek zamanda topluca dua etmek de bu yüzden önemlidir.

Zulmün durmasını isteyen tüm Müslümanlar, İslam dünyasının kurtuluşu için “Ya Rabbi, Müslümanlar arasındaki ayrılıkları gider, yeryüzündeki bozgunu bitir, inananların birliğini çabuklaştır, tüm kardeşlerimizi bizi nimetlendirdiğin gibi hatta daha üstünüyle nimetlendir” diye dua etmelidirler. Fiili dua olarak da inananlar arasındaki yardımlaşmayı artıracak her türlü faaliyete, her çalışmaya destek vermelidirler.

Tüm Müslümanların kardeş olduklarını düşünmeleri ve anlamaları için Ramazan güzel bir vesiledir. Ramazan ayı Müslümanlar için bir rahmet, mağfiret, arınma ve bereket ayıdır. İman edenlerin tesanüdünü artırır, birlik olmanın bereketini, paylaşmanın güzelliğini hatırlatır. Birlik ve beraberlik, iman edenler arasındaki sevgi bağını güçlendirerek, birbirlerine kenetlenmelerinin ve tüm sorunlara birlikte çözüm aramalarının da anahtarıdır.

Adnan Oktar'ın Kashmir Reader ve News Rescue'da yayınlanan makalesi:

https://kashmirreader.com/2018/05/14/we-must-become-us-instead-of-me-during-ramadan/

https://newsrescue.com/we-must-become-us-instead-of-me-during-ramadan/

2017-06-05 15:05:51

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top